Sadece mali bir kriz değil

29/09/2008

Avrupa Parlamentosu üyesi ve Romanya’nın eski Maliye Bakanı Daniel Daianu, pek çok alanda yasal ve politik eksiklikler olduğunu ortaya koyan, “kusursuz fırtına” benzeri bir durumun yaklaşmakta olduğunu söylüyor.

Daniel Daianu, Southeast European Times için yazdı – 29/09/08

photo

Mevcut krizin ortaya çıkmasıyla birlikte, kalıcı bir etkiyle karşı karşıya olduğumuz gerçeği netlik kazandı. [Getty Images]

Bu noktaya hiçbir uyarı olmadan gelindiğini söyleyemeyiz. Finans ve ekonomi uzmanları yıllardır küresel finans sisteminin, felakete yol açma potansiyeli taşıyan tehditlerle karşı karşıya olduğunu söylüyor. Örneğin Alexandre Lamfalussy, küresel piyasalarda istikrarsızlığı ve sistem risklerini artıran türev araçların kullanımıyla ilgili uyarılarda bulunmuştu. 2003 yılında BBC’de yapılan bir söyleşide Warren Buffet, sentetik ürünleri “finansal kitle imha silahları” olarak nitelendirmişti. Kimileri de “kumarhane tarzı ticaretin” yükselişini küçümsemişti.

Tahminler artık doğrulandı. Mevcut krizin ortaya çıkmasıyla birlikte, kalıcı bir etkiyle karşı karşıya olduğumuz gerçeği netlik kazandı. Öte yandan dünya piyasalarının girift yapısı sebebiyle, söz konusu etkiler tek bir ülke ya da yarımküre ile sınırlı kalmıyor. Doğrudan ya da dolaylı olarak hepimizi etkiliyor.

Gelişmekte ya da geçiş sürecinde olan pek çok ekonomi gibi, Güneydoğu Avrupa ekonomileri de, finans piyasaları henüz gelişmediği için kısmen bu etkilere kapalı durumda. İlginçtir ki bu ülkelerin az gelişmiş piyasaları, gelişmiş ekonomileri etkisi altına alan subprime krizinden daha az etkilenmelerini sağladı. Yine de dünya çapındaki ekonomik durgunluğun, kredi maliyetlerindeki artışın ve yatırımcıların risk alma isteğindeki azalmanın yol açtığı etkilerden bu ülkeler de payını alıyor.

Mali krizin farkı, belki de küresel boyutta olmasıdır. Geçmişte bu tür krizler daha yerel ölçekli ve başa çıkması kolay olurdu. Bu kez farklı olan şey, yoğun finansal yeniliklerin – özellikle de önemli bankaların öncülük ettiği icat ve dağıtım şekillerinin – hızlı bir biçimde yayılması. Bu durum, riskin şeffaflık pahasına geniş ölçeğe yayılmasına olanak sağladı.

Sonuç olarak yeterli düzenleme ve denetimden yoksun bir gölge bankacılık sisteminin ortaya çıkışı, finans piyasalarında şeffaflığı azalttı ve sistem risklerini şiddetlendirdi. Piyasaların “kendi kendini iyileştirme” gücü ise, henüz kimilerinin beklediği sonuçları vermedi.

photo

Warren Buffet, sentetik ürünleri “finansal kitle imha silahları” olarak nitelendirmişti. [Getty Images]

İpotek kredilerinin menkul kıymetleştirilmesi, ekonomi üzerindeki mali riskleri yaygınlaştırdı. Öyle ki, bankalar batı kredilere sözde minimum düzeyde maruz kalacaktı. Fakat ipotek kredilerinin karmaşık teminatlı borçlanma araçları şeklinde yeniden paketlenmesi, kimin elinde ne olduğunun belirlenmesini zorlaştırdı. Bireysel ya da mikro düzeyde riski azaltmak için tasarlanan finansal yenilik, ne komiktir ki, riski makro düzeyde şiddetlendirerek sistem riskini artırmış oldu. Dahası, bu yenilik spekülatif ticareti de destekledi.

Tüm krizlerde olduğu gibi bu krizde de, siyasetçiler açısından alınması gereken bir dizi ders ve bir yapılması gerekenler listesi ortaya çıkıyor. Siyasetçilerin önündeki meselelerin en zorluları şeffaflık ve likidite. Ayrıca artık mali sorumluluk ilkesinin daha sıkı uygulanması yönündeki baskılar da artacaktır. Mevcut durumda merkez bankaları ve IMF, ücretsiz kurtarma prosedürleri sunma eğilimi içinde. Finans kurumları, para cezası ile karşı karşıya kaldıkları takdirde, davranışlarını disiplin altına almaya daha eğilimli hale gelebilirler. Örneğin spekülasyon konusunda caydırıcı özel önlemler alınabilir.

Klasik risk değerlendirme yöntemleri artık pek çok açıdan eskimiş durumda. Günümüz finans piyasası araçlarının karmaşıklığı, klasik modelleri güvenilmez kılıyor. Finans piyasalarında yatırım kararlarını ve risk değerlendirmelerini modellemek için kullanılan niceliksel modellerde nitelikleri gereği kavramsal bir kusur söz konusudur. Risk, birkaç sayıyla özetlenemez; dolayısıyla daha kapsamlı bir tanıma ihtiyaç vardır. Siyasetçilerin yerine getirmesi gereken en zorlu görevin, finansal yeniliklerin çok yoğun olduğu bir dönemde daha yüksek sistem riskleriyle savaşmak olduğu söylenebilir.

Konuyla ilgili düzenleyici uygulamaların da zamanın gerisinde kaldığı anlaşılıyor. Mevcut sistem hâlâ, bankacılık kurumları ile menkul kıymet piyasalarının farklı unsurlar oldukları varsayımına dayalı olarak işliyor. Fakat bu varsayım günümüz koşulları için hiç de uygun değil. Ayrıca gölge bankacılık sisteminin düzenlenmesi konusuna da henüz yeterli ilgi gösterilmiyor. İlgili kurumları bir bütün olarak düzenleme altına alacak, gelişmiş bir yasal çerçeveye ihtiyaç var.

photo

Güneydoğu Avrupa’nın az gelişmiş ekonomileri bile kredi krizinden payını alıyor. [Arşiv]

Basel II yasal çerçevesi, krizlerin oluşmasını engellemek üzere geliştirildi. Oysa ki mevcut çerçevenin tasarımında eksiklikler olduğu ve muhtemelen döngü karşıtı denetim araçlarına, sermaye gereksinimlerini banka kredileri ve aktif fiyatlarındaki değişim hızıyla birleştirecek bir mekanizmaya ve kaldıraç oranı ile ilgili kısıtlamalara ihtiyaç duyulduğu anlaşıldı.

Tazminat paketlerinin yeni bir inceleme kapsamına alınması muhtemel. Yöneticilerin, kısa vadeli performans göstergelerini yakalamaya yönelik teşvikleri, bir şirketin uzun vadeli genişleme planlarıyla her zaman uyumlu olmuyor. Kısa vadeli başarılar elde edilmesine yönelik baskılar, uzun vadede sorunlara yol açabiliyor. Tazminat planları, tedbirsizce risk alınmasını engelleyecek şekilde gözden geçirilebilir.

Derecelendirme kuruluşlarının çalışmaları da muhtemelen inceleme altına alınacak. Çıkar çatışmaları, niceliksel modellere duyulan koşulsuz güven ve sistem risklerine yeterince ilgi gösterilmemesi bu alandaki sorunlardan bazıları.

Ulusal denetim ve düzenleme organları arasındaki artan işbirliği daha da geliştirilmeli. Fakat sorun, sadece ulusal boyutta değerlendirilemez. Küresel finans piyasalarına küresel bir yaklaşım gerekiyor. Krizin, dünya finans sistemi ve reel ekonomiler üzerindeki olası yıkıcı etkilerinin azaltılması için uluslararası düzeyde işbirliği yapılmalı. İçinde bulunduğumuz sancılı süreç, gerçek hayatlar söz konusu olduğunda, politika konusunda aşırı tutuculuğun yarattığı tehlikelere ve daha pragmatik yaklaşımlara duyulan ihtiyaca dikkat çekiyor.

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.
Loading

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

icon12345icon

Bugünkü İnceleme Yazıları

Loading

İlgili Makaleler

Loading