08/05/2008
Sırp halkı Pazar günü AB entegrasyonunun hızlandırmakla Kosova'ya odaklanmayı sürdürmek arasında seçim yapacak.
Southeast European Times için Belgrad'dan İgor Jovanoviç'in haberi – 08/05/08
![]() Sırp Radikal Partisi'nin Pazar günü parlamentodaki 250 sandalyenin 91'ini kazanması bekleniyor. [Davor Konjikusiç] |
Sırbistan'daki kampanya süreci sakinleşirken, seçmenler aşırı sağ Sırp Radikal Partisi ile Cumhurbaşkanı Boris Tadiç'in Demokrat Parti'si etrafındaki koalisyon arasında kutuplaşmış durumdalar.
Demokratlar Sırbistan'ın bir an önce AB'ye üye olmasını öncelik olarak savunurken, Radikaller Sırbistan için en önemli şeyin Kosova'yı Sırbistan toprakları dahilinde tutmak olduğunu ve AB yolculuğunun 17 Şubat'ta bağımsızlığını ilan eden eyaleti terk etmek anlamına gelecekse ertelenmesi gerektiğini söylüyorlar.
Sırp hükümeti, Kosova ve Avrupa entegrasyonunda ilerleme konusunda Başbakan Vojislav Kostunica ile Tadiç'in partisi arasında çıkan anlaşmazlık üzerine 8 Mart'ta çöktü.
Kostunica ve lideri olduğu Sırbistan Demokrat Partisi (DPS) ülkenin AB üyeleri Sırbistan'ın Kosova üzerindeki egemenliğini tanıyana kadar Birliğe üye olmaması gerektiğine inanıyor. Priştine'nin bağımsızlığını bugüne kadar 27 AB üyesinin 20'si tanıdı.
Medium Gallup kuruluşunun Nisan ayı sonunda yürüttüğü kamuoyu yoklamalarına göre, Sırp Radikal Partisi 11 Mayıs Pazar günü yapılacak seçimlerde parlamentodaki 250 sandalyenin 91'ini ele geçirebilir.
Tadiç'in Demokratları büyük olasılıkla 88 sandalye alırken, Kostunica'nın partisinin 30'da kalması bekleniyor.
Yine Sırbistan'ın Kosova üzerindeki egemenliğini öncelik olarak vurgulayan Sırbistan Sosyalist Partisi 16 sandalye alabilecekken, hızlı şekilde AB entegrasyonunu savunan Liberal Demokrat Parti 15 sandalye almayı umuyor. Geri kalan sandalyeler büyük olasılıkla etnik azınlıkları temsil eden partilere gidecek.
Yeni hükümetin kurulması, yine son iki seçim sonrasında önemli rol oynayan Kostunica'ya bağlı kalabilir. Analistler, bu kadar anlaşmazlıktan sonra Kostunica'nın ortak olarak Demokratları seçeceğine inanmanın zor olduğunu söylüyorlar.
Ancak Kostunica herhangi bir müstakbel koalisyon ortağı zikretmiş değil ve bu yüzden de Sırbistan'ı büyük olasılıkla yeni kabinenin kurulması konusunda bitmek bilmez müzakereler bekliyor. Üçüncü bir ortak olmadan yeni hükümeti kurmak da mümkün olmayabilir. Potansiyel bir koalisyon hakkında açıklama yapmamayı tercih eden Sosyalistlere büyük iş düşebilir.
Başlıca kampanya konularından biri de AB ile İstikrar ve Ortaklık Anlaşması'nın (SAA) imzalanmasıydı. Tadiç'in Demokratları anlaşmayı Sırbistan için son derece önemli olarak müjdelerken, Kostunica ve Radikaller meclis çoğunluğu elde ettikleri halde anlaşmayı geçesiz ilan edeceklerini söylediler.
29 Nisan'daki imza töreni sonrasında konuşan Kostunica, SAA'yı ekonomik ilerleme yolunu açacak ve Kosova konusundaki mücadeleye yardımcı olacak bir belge olarak nitelendirdi.
Ancak Kostunica ve Radikaller, bunun dolaylı yoldan Kosova'nın bağımsızlığını tanımak anlamına gelen "anayasaya aykırı ve devlet karşıtı bir hareket" olduğunu ileri sürüyorlar.
SAA konusundaki ortak tutumları yüzünden, pek çok analist Kostunica'nın Radikallerle birlik olacağını öngörüyor. Böyle bir koalisyon olasılığı Batıda ve Sırbistan'daki Batı yanlısı partilerde endişe yaratıyor. Bunlar, bir DPS-Radikal hükümetinin yalnızca SAA'yı lağvetmekle kalmayıp, aynı zamanda Lahey savaş suçları mahkemesiyle olan işbirliğini de durdurup Sırbistan'ın Avrupa'dan izole edilmesine yol açacağından kaygı duyuyorlar.