04/09/2008
Durres'te yapılan Birinci Uluslararası Yaz Film Festivali tüm dünyadan gelen misafirleri ağırladı.
Southeast European Times için Marian Tutui'nin haberi -- 04/09/08
![]() Birinci Uluslararası Yaz Film Festivali, 23 - 30 Ağustos tarihleri arasında yapıldı. [Xavier Lambours] |
Arnavutluk'un Durres kasabası sadece ülkenin önemli limanlarından biri değil, aynı amanda ülkedeki çalkantılı tarihi ve değişimi de temsil ediyor. MS 2. yüzyılda yapılan ve UNESCO'nun Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Durres Amfitiyatrosu, antik Dyrrachium'un görkemini anımsatırken, Kral Zog'un villası ise kendini kral ilan edecek kadar hırslı bir politikacının öyküsünü anlatıyor.
Komünist rejim ardında perişan görünümlü evler ve oteller bırakırken, liman rejimin 1991 yılında çöktüğü ve 20.000 Arnavut'un yük gemilerine el koyup İtalya'ya geçerek sığınma arayışı içinde hayatlarını tehlikeye attığı günlerde güçlü görünümünü koruyordu. Son on yıl ise büyük çapta bir değişimi beraberinde getirdi -- Durres'in gelişimini yabancılar bile fark edebiliyorlar. Kasaba turistlere hizmet veren çok sayıda iyi donanımlı oteliyle bir sayfiye kentine dönüştü.
Ekonomik gelişme de altyapı ve kültür sektörlerinde yatırımların önünü açtı. Kasaba geçen haftasonu ilk Uluslararası Yaz Film Festivali'ne evsahipliği yaparak tüm dünyadan kalabalık kitleleri kendisine çekti.
2006 yılından bu yana 17 farklı ülkede prodüksiyonları yapılmış ve eleştirmenlerin övgüsünü kazanmış 16 film Aleksander Moisiu Tiyatrosu'nda ve antik amfitiyatroda gösterildi. Fesivale katılanlar arasında uluslararası şöhret kazanmaya aday film yapımcılarının yanında Oscarlı Çek yönetmen Jiri Menzel ile İtalyan Michele Placido, Hırvat Rade Serbedzija ve Sırp Ljubisa Samardziç gibi aktörler vardı.
Büyük ödül -- Altın Gladtatör -- "İngiltere Kralı'na Hizmet Ettim" adlı filmi için Menzel'e verildi. Çek Cumhuriyeti-Slovakya ortak yapımı olan 2006 tarihli film, İkinci Dünya Savaşı sırasındaki Çekoslovakya ortamında milyoner olmay düşleyen bir garsonu konu alıyor.
Jüri Özel ödülü, Norveçli yönetmen Marius Holst'un Kosova'daki Arnavutları ve göçmenleri konu alan "Mirush" adlı filmine verildi. Kosova'lı Nazif Muharremi bu filmdeki rolüyle en iyi aktör ödülünü aldı. Jüri aynı zamanda genç Arnavut aktris Ornela Kapetani'nin Yunan yönetmen Thanos Anastopoulos'un "Düzeltme" adlı filmindeki rolünü de takdire değer buldu.
En iyi Arnavut filmi ödülü, Almanya ortak yapımı olan ve Fatmir Koci'nin yönettiği "Kuyrukluyıldız Zamanı" adlı filme verildi. İsmail Kadare'nin bir romanından uyarlanan film, Arnavutluk devletinin kurulduğu dönemi cesur bir dille anlatıyor.
Festivalde gösterilen ana eserler arasında yer almasalar da, burada gösterilen üç Arnavut filmi daha farklı konuları ve yaklaşımlarıyla ilgi çekti. Piro Milkani'nin yönetmenliğini yaptığı "Bayan Schnajder'in Üzüntüsü", Arnavutluk'un izolasyonu sırasında Prag'da okuyan bir Arnavut'la bir Çek kadın arasındaki ilişkiyi konu alan ciddi ama dokunaklı bir aşk hikayesi. Besnik Bisha'nın komedisi "Mao Ce Dun", Enver Hoca rejimi sırasında doğan çocuğuna seçtiği isimle komünist propagandayla alay etmeyi başaran bir çingeneyi anlatıyor. Arnavutluk-Kosova ortak yapımı olan ve Spartak Pecani'nin yönetmenliğini yaptığı "Sırlar" ise Arnavutluk'un dönüşümüyle ilgili bir alegori.
Arnavut film yapımcıları mali kaynak eksikliği nedeniyle zorlanıyor, ancak bu durum artık değişiyor gibi. Yeni festival Arnavutluk sineması için yeni bir başlangıcın da göstergesi; artık kapılar daha fazla ortak yapıma ve uluslararası tanınırlığa açılıyor.